NAZARBAYEV

Büyük Lider Nazarbayev Dünya Liderleri ile.. tıklayınız...

Nursultan Nazarbayev
Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı

Nursultan Abişulı Nazarbayev 6 Temmuz 1940 tarihinde Almatı, Kaskelen ilçesi, Şamalgan köyünde
doğdu. 1962-65 yılları arasında Karagandı Üniversitesi, Metalurji bölümünü bitirdi. Aynı bölümün
yüksek eğitim kısmına devam etti ve 1967’de mühendis metalurji uzmanı olarak bitirdi. 1965’ten
itibaren Karagandı'da Metalurji İşletmesinde atölye danışmanı, yüksek ısılı fırınların gaz uzmanı ve
ustabaşı olarak da çalıştı.

Haziran 1971’de Kazakistan Komünist Partisi'nin Temirtau şubesinin parti başkanının 2. yardımcısı
oldu. Ekim 1973'te Karagandı Metalurji İşletmesi başkan yardımcısı, Mart 1977'de Kazakistan
Komünist Partisi Karaganda Şubesi başkan yardımcısı, Aralık 1979'da Kazakistan Komünist Partisi
başkan yardımcısı, Mart 1984'de KSSC Bakanlar Kurulu başkanı, Haziran 1989'da Kazakistan
Komünist Partisi başkanının 1. yardımcısı oldu. Haziran 1989'da Kazakistan Komünist Partisi
Merkez Komitesi’nin birinci sekreterliğine seçildi.

24 Nisan 1990 Kazak SSC Yüksek Sovyeti Nazarbayev’i Kazakistan’ın ilk cumhurbaşkanı olarak seçti.Böylece Türk Dünyası'nın 3. büyük devlet başkanı oldu. 1 Aralık 1991'de Nazarbayev, oyların
%98,7’sini alarak Kazakistan’ın halk tarafından seçilen ilk devlet başkanı oldu. 29 Nisan 1995'te Kazakistan’da yapılan referandum ile, görev süresi 1996’da bitecek olan N.A. Nazarbayev’in görev süresinin 2000 yılına kadar uzatılması kabul edildi. 10 Ocak 1999 ve 4 Aralık 2005 Kazakistan’da halk oylamasıyla yapılan devlet başkanlığı seçimlerini Nazarbayev oyların %79,78’ini ve %91.15 alarak
kazandı. 2-3 Ekim 2009'da Nahcivan'da yapılan Türk Dili Konuşan Devlet Başkanları Zirvesi'nde
Türk Dilli Ülkeler İşbirliği Konseyi'nin kurulmasını teklif etmiş ve oy birliğiyle kabul edilmiştir. Zirvede
ayrıca Türk Dili Konuşan Ülkeler arasındaki işbirliğine Türkiye’den sonra en büyük katkıyı yapan ve
bu işbirliğini candan destekleyen Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev Kazakistan’da bir ‘Türk
Dünyası Akademisi’nin kurulmasını teklif etti ve bu teklif başta Türkiye olmak üzere Türk Dünyası
ülkeleri tarafından olumlu karşılandı. Zirve toplantısında Nazarbayev’in samimî heyecanı dikkat
çekiciydi. Nazarbayev “Türklüğümüzü çocuklarımıza ve bütün dünyaya öğretelim” dedi.

Sara Alpısovna Nazarbayeva ile evlidir. Dariga, Dinara, Aliya isimli 3 kızı vardır.

Büyük Lider Nazarbayev Dünya Liderleri ile.. tıklayınız...

 
Devlet BÜYÜKLERİ

                      Nursultan Nazarbayev
Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
Nüfus 16.009.597
Yüzölçümü 2.724.900 km²
Başkent Astana
K. B. Düşen Milli Gelir $2470
Büyüme Oranı % 9
Başlıca Şehirler: Astana, Almatı, Baykonur, Çimkent, Karaganda, KostanaiUralsk, Kızılorda, Semey, Taraz, Turkestan
Telefon Kodu +7-6xx, +7-7xx

 

 
 
Copyright 2011 © İstanbul Bilgi Sistemleri ve Uluslararası Yayıncılık Tic.Ltd.Şti.  + 90 212 256 65 69 - 256 80 06 - 255 02 25    www.yurtdisitanitimajansi.com

 

31.01.2011 Cumhurbaşkanı Nazarbayev'in  Referandumla ilgili halka sesleniyor.

 
DEVLET BAŞKANININ KAZAKİSTAN HALKINA SESLENİŞİ
31.01.2011

Bugün, 31 Ocak 2011 tarihinde Kazakistan Cumhuriyeti Anayasa Şurası ülkemiz anayasasında değişiklikler ve eklemeler yapılması konusunda ülke çapında halk oylaması düzenlenmesi suretiyle Kazakistan Cumhuriyetinin ilk cumhurbaşkanının görev süresinin uzatılmasını öngören Kanunun hukuki mukadderatına ilişkin olarak kararını verdi.

Parlamentodaki vekillerimiz bu Yasayı kabul etmek suretiyle referanduma destek olmak için başvurunun altına imza atan beş milyonu aşkın Kazakistanlının tutumlarını göz önünde bulundurdular.
Yasa yapıcılarımızın bu girişimine benim gösterdiğim tepki malum: Ben hemen bir Kararname yayınlamak suretiyle yasayı veto ettim.
Ancak Parlamento kendi anayasal hakkından istifade etmek suretiyle tutumunda ısrar etti ve ilgili Yasayı kabul etti.

Anayasa Şurası ise Parlamentonun aldığı kararı görüştü ve Yasanın Anayasaya aykırı olduğuna karar verdi. Bu arada Anayasa Şurası bu konuda ülkede halkoylaması ihtimalini reddetmemektedir.

Ben bu alınan karara katılıyorum.
Bu suretle son derece zor bir siyasi durum ortaya çıkmaktadır ki, ben devlet başkanı olarak tarihi sorumluluğun bütün yükünü üstlenerek halkoylamasının kaderini belirleyecek kararı vermem gerekiyor.

 

Değerli vatandaşlarım!

Ben bütün Kazakistanlılara bütün halkın bana gösterdiği güven için içtenlikle minnettarım.

Ben bütün girişim sahiplerine, parlamenterlere ve “Kazakistan-2020” demokratik kuvvetler umum milli koalisyonuna müteşekkirim. Bu, ülkemizin iktisadi ve sosyal modernizasyonu sürecine bütün halkın gösterdiği güçlü desteğin ve bütün halkın gerçek güveninin objektif bir göstergesidir.

Benim için halkımın desteğinden daha yüksek bir takdir olamaz.

Ben eminim ki, halkoyu girişimini başlatanlar bu girişimle sadece Cumhurbaşkanının görev süresini uzatmayı değil, aynı zamanda ülkemizin ve halkımızın kalkınma politikasının sürdürülmesini ve toplumdaki istikrar ve uyumun güçlendirilmesini kastetmektedir.
Bir taraftan da ben seçmenlerin ezici çoğunluğunun toplu halk girişimini göz ardı edemem. Ancak, diğer taraftan da bir Cumhurbaşkanı ve Anayasanın teminatı olarak gelecek kuşak siyasetçilere yanlış mürşit olacak örnek yaratamam.

Umarım, halkım beni doğru anlar.

Ben herkese bu durumu bir “kabul veya ret” olarak değil, hayatın kendisinin bize getirdiği bir tarihi demokrasi dersi olarak ele almalarını öneririm.
Bu derste Cumhurbaşkanının ve halkın Anayasaya sadakati sınanmaktadır. Ülkemin demokratik yollarla seçilmiş birinci Cumhurbaşkanı olarak, münhasıran ülkemin âli menfaatlerini kılavuz edinmek suretiyle halkoylamasının yapılmaması yönünde karar aldım.

Bizi ayrıştıracak olan “Ya halk olmaması ya seçim” tercihi yerine hepimizi birleştirecek ve halkımızın iradesini ve demokratik ilkelere sadakati göz önünde bulunduran bir formül önermekteyim.

Görev süremin neredeyse iki yıl kısalmasına rağmen ben erken Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılması yönünde teklifte bulunacağım.
Bununla ilgili yasa parlamentoya sunulacaktır.

Muhterem Kazakistanlılar!

Sizlerin bana verdiği destek benim için bundan böyle de halkımızın ve devletimizin menfaatlerine inançla ve adaletle hizmet etme konusunda güç kaynağı olacaktır.
Yapacak daha çok işimiz bulunmaktadır.

Bizler emin adımlarla hızlandırılmış sınai-yenilikçi kalkınma ve sosyal modernizasyon programını gerçekleştirmekteyiz.
Birlikte ve el ele bütün düşünce ve planlarımızı gerçekleştireceğimize, Vatanımızı başarımı ve müreffeh bir ülke yapacağımıza inancım tamdır.
 

 


28.11.2010 Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı N.A. Nazarbayevin Kazakistan Halkına Seslenişi

GELECEĞİ BİRLİKTE KURACAĞIZ

 
Bu yıl bizim için özel bir yıldır.

Bizler bağımsızlığımızın 20. yılına adımımızı attık.

Bağımsızlık yolunda bizler büyük başarılara imza attık.

Hatırlarsanız, 1997 yılındaki ilk Ulusa Seslenişimde ben şöyle demiştim:
“2030 yılı bizlerden sonra gelecek olan nesiller artık dünyadaki olayların dışında kalmadan yaşamlarını devam edeceklerdir”.
Bu ifadelerime vaktizamanında şüphe ile bakanlar yok değildi.

Her neyse, bu büyük hedefe bizler 33 yılda değil, 12 yıllık bir sürede varmış olduk!
Daha geçenlerde Astana’da 56 ülkenin devlet başkanları ile uluslararası teşkilatların temsilcilerini bir araya getiren Zirve’nin gerçekleştirilmesi – bunun açıkça bir göstergesidir.
Yıldızımızı parlatan bu önemli faaliyetten önce de bir takım başarılara imzamızı atmıştık.
Bizler vaktizamanında darı gibi dünyaya dağılan kandaşlarımızı atayurdumuza davet edip toplayan dünyadaki üç devletten biri olduk.
Bu yıllar zarfında diğer ülkelerden 800 binden fazla vatandaşlarımız gelerek, nüfusumuz bir buçuk milyon kişiye artış göstermiştir.

 

Bizler Sarı Arka bozkırlarının ortasında görkemli ve o kadar de ihtişamlı başkentimiz – Astana’yı inşa ettik. Esil nehrinin iki yakasında güçlü gelişimimizin simgesi olan başkentimizi ayağa kaldırdık.  Sadece halkı barış içinde, siyaseti de  istikrarlı olan ülkelerin hazinesi bol, geleceği de parlak olacak. Kazakistan’ın uluslararası rezervleri bugünlerde 60 milyar dolara yakın durumdadır. Refah işbirliğine yol açar, zenginlik – elbirliği ile ortaya çıkar.

Bağımsızlık yıllarımızda ülkemizin ekonomisine 120 milyardan fazla yurt dışı yatırımlar çekildi.  Bununla birlikte bizler dünyanın 126 ülkesine 200’den fazla ürün çeşidini ihraç etmekteyiz.
Bugünlerde ulusal servetimiz üçte biri küçük ve orta ölçekli firmalar tarafından oluşmaktadır.  Tarım alanı da gelişim göstermektedir. 2010 yılında Gayri Safi Milli Hasıla büyümesi %7, sanayi üretimi - %10, imalat sektörü - %19 olarak gerçekleştirildi. Ortalama maaşlarda 2007 yılındaki 53 bin’den 2010 yılında 80 bin Tenge’ye artış görüldü. Ulusal refah düzeyi açısından dünya ülkeleri reytinginde Kazakistan geçen yıl 26 sıraya yükselerek 110 ülke içinde 50. sıraya yükselmiştir.  Ortalama aylık maaşlarda %5,5, emekli maaşlarda da ortalama %4 artış sağlanmıştır. Bizler dünyayı kasıp kavuran krizden dik çıkarak, gelişimimizin yolunda sağlam devam ettik. Önümüze büyük hedefler koyduk ve onlara kısa bir sürede ulaştık.
Bağımsızlık yıllarında 500’e yakın yeni sağlık tesisler inşa edildi. Sağlık kurumlarımızın teknolojik altyapısı yenilendi. Ülkemiz eğitim alanında 129 ülke arasında en öndeki sıralarda yer almaktadır.  Geçen 10 yıl süresinde eğitim alanına tahsis edilen finansmanında 10 kat artış sağlandı. Bu yıllarda 750’ye yakın yeni okul inşa edildi.  Bunula birlikte 5302 okul öncesi kurumlar, 1117 kreş ve 4185 eğitim merkezleri açıldı. Astana’da ilim ve eğitim sanayisinin yeni asrımızda çekim merkezi haline gelecek olan üniversitenin açılışı yapıldı.
Böylece bizler kısa bir süre içinde parlayan bir devlete ve güçlenen bir ulusa dönüştük. Bunların hepsi halkımızı küresel çapta düşünmeye sevketmek maksatında yapılan çalışmalardır.
 
1. Hızlandırılmış Ekonomik Modernizasyon –

Hızlandırılmış Yenilikçi Sanayileşme Programının Sürdürülmesi

Muhterem Kazakistanlılar!
 
Bağımsızlığımızın yirminci yılını idrak ediyoruz. 1991 Yılının Aralık ayında kendimize stratejik hedef olarak istikrar ve başarıyı seçmek suretiyle her bir yeni merhale için yeni kalkınma programları hazırlayarak yolumuza devam ettik. Kendimize iddialı hedefler belirleyip bunları gerçekleştiriyorduk. Ülkenin gelişimi konusunda tek bir entegre göstergeyi sunmak istiyorum.
1994 Yılında kişi başına GSYH yedi yüz doları az bir şey aşıyordu. 1 Ocak 2011 tarihi itibarıyla bu rakam 12 mislini aşarak 9 bin Doları geçti. Bizler bu seviyeye ancak 2015 yılında erişmeyi bekliyorduk. Dünya tecrübesinin gösterdiğine göre 20 yılda hiç bir ülke böyle bir sonuca ulaşmamıştır. Örneğin Güney Kore’de egemen ülke olarak gelişiminin ilk yirmi yılında kişi başına GSYH 3 misli artmıştır, bu artış Malezya’da 2 misli, Singapur’da 4 misli, Macaristan’da 5 misli, Polonya’da ise 4 misli olmuştur. 2010 Yılının Ocak ayında Halka Seslenişimde Sınaî-Yenilikçi Kalkınma Programını ilan ettim. Bu programın uygulamasının birinci yılında somut sonuçlar alınmaya başladı. 152 İşletmenin açılışını yaptık ve yaklaşık 24 bin Kazakistanlıya daimi iş sağladık.


Ülke çapında yaklaşık sekiz yüz farklı üretim başlatıldı.Kimya ve hafif sanayinin aktif bir şekilde canlandırılması ve geliştirilmesi sürecini başlattık, tarım ürünlerinin işlenmesinde sıçrama yaptık. 2014 Yılına kadar tutarı 8.1 trilyon Tenge olan 294 yatırım projesinin gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Bu sayede 161 bin kişiye daimi istihdam, tesislerin yapımı süresince de 207 bir kişiye geçici iş sağlanacaktır. Birinci beş yıllık sanayileşme programının birinci yılının başlıca sonucu ise ekonominin reel sektörü sayesinde ekonomik büyümede ciddi yapısal değişikliklerin başlaması olmuştur. Önümüzdeki on yıllık dönemin Stratejik Planının hedeflerini bir kez daha hatırlatmak isterim. GSYH en az yüzde 30 artacaktır. Sanayi üretimi alanındaki büyüme petrol ve madencilik seviyesini aşacak veya en azından onun düzeyine çıkacaktır. Milli fon aktifleri GSYH’nın en az yüzde 30’unu oluşturacaktır. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin GSYH içindeki payı yüzde 40 olacaktır. Ülkenin toplam nüfusu 18 milyona yaklaşacaktır. Kalifiye uzman oranı yüzde 40 olacaktır. İşsizlik oranı yüzde 5’e düşecektir.

Tarımda emek verimi 2014 yılında 2 misli artacak, 2020 yılında ise bu artış 4 misli olacaktır. Tarım sektöründe besi hayvancılığını geliştirme konusunda emsali görülmemiş bir proje hayata geçirilecektir. Daha 2016 yılında et ihracatı 60 bin tona çıkacaktır ve bu da 4 milyon ton tahıl ihracatına eşdeğerdir. Devlet bu amaçla 130 milyar Tenge kredi kaynağı tahsis edecektir.
Bu ise kırsal kesimde 20 binden fazla insanın istihdam edilmesine imkân sağlayacak ve yüz binden fazla köylüye gelir kaynağı sağlayacaktır. Bu da her türden safkan ve besi hayvanı yetiştiriciliğindeki canlı hayvan sayısını arttırma imkânı sağlayacaktır. Bütün bunlar da tarım makineleri üretimi, kimya ve gıda sanayi, yem üretimi ve makine tamiri gibi ara sektörlerde üretim artışını teşvik edecektir. Hükümet, bütün illerin akimleri /valileri/ kırsal sanayileşmenin bu önemli bölümüyle meşgul olmak zorundadır. Ekonomimizin rekabet gücü, enerji harcamalarını azaltmayı sağlayan etkin teknolojiler üzerine kurulmalıdır. Hammadde dışı sektörlerin geliştirilmesi amacıyla Hükümete Enerji Etkinliği Bütüncül Planını hazırlama ve onaylama görevini veriyorum. Sanayileşme, bölgesel politikanın yeni değerler dizisini oluşturmaktadır. Hükümet akimlerle birlikte Taşra Kalkınma Planını hazırlamalı ve onaylamalıdır. Bütün bunlar bizim tasarladığımız planlardır.  Biz daha yolun başındayız.Daha iyi ve zengin bir yaşam sürmek istiyorsak, bu çalışmayı yapmakla yükümlüyüz.

Güçlü iş âlemi – güçlü devlet ilkesinin müdavimiyim. Bir ilk olarak “Devlet Denetimi ve Gözetimi Yasasını” kabul ettik. Bütün devlet mercileri için geçerli olmak üzere denetim ilke ve usullerini tesis ettik. Bu ise iş camiası üzerindeki idari baskının daha da azaltılması amacıyla yapılmıştır. Yasa koruma sistemi reformu kapsamında bu gün için 16 yasa kabul edildi.
Mülkiyeti koruma konusunda hukuki korunma mekanizmaları devreye sokuldu, büyük toplumsal tehlike oluşturmayan suçlarla ilgili ceza mevzuatına insani değerler getirildi, hapisle ilgili olmayan cezaların infaz alanı ve tutukluluğa alternatif cezai tedbir alanları genişletildi.Bunun sayesinde sadece bu yıl içinde hafif ve orta ağırlıktaki suçlardan mahkûm olmuş yaklaşık iki bin kişi cezaevlerinden salıverilecektir. Emniyet ve asayiş mercilerindeki personel sayısı yüzde 15 azaltılmıştır. Bunların yapıları optimize edilmiştir. Yasa koruma mercilerinin asli görevleri dışındaki işlevleri özel sektöre devredilmiştir.

Yargı sisteminde önemli değişiklikler gerçekleştirilmektedir.
Yolsuzlukla mücadele tavizsiz bir şekilde sürdürülmektedir.Uluslararası uzmanların değerlendirmelerine göre hâlihazırda Kazakistan’ın yolsuzlukla mücadele mevzuatı, en etkin mevzuatlar arasında gösterilmektedir. Sadece son iki yıl zarfında ülke düzeyinde görev yapan kırktan fazla yönetici, bölge ve kent düzeyinden 250 görevli şahıs ve bu cümleden olmak üzere 39 akim ve yardımcısı hakkında ağır ceza soruşturmaları yapılmıştır. Çevre ve sağlık bakanları, istatistik idaresi başkanı, olağanüstü durumlar ve savunma bakan yardımcıları, “Kazakistan Demiryolları” yönetim kurulu başkanı, “KazMunayGaz” ve “Kazatomprom” şirketlerinin başkanları hakkında ağır ceza davaları açılmış ve cezalandırılmıştır. Son üç yıl zarfında ülkemizin dünya yolsuzlukla mücadele reytingi bir kerede 45 puan artmıştır. Bu gösterge bakımından bütün BDT ülkeleri arasında en iyi konumda bulunmaktayız. Bu çalışma tavizsiz bir şekilde sürdürülecektir.

Dünya bankasının 2010 yılı raporunda Kazakistan iş âleminin lehine reformlar düzenleme bakımından lider olarak kabul edilmiştir. Dünyada en iyi yatırım ortamına sahip olma reytinginde Kazakistan 183 ülke arasında 59. sırada yer almaktadır. Genel olarak devlet mercilerinin işletmelerin faaliyetine haksız bir şekilde müdahaleleri asgariye indirilmiştir.
Geçen sene Kazakistan, Rusya ve Belarus gümrük birliği uygulamaya konulmuştur. Sadece 2010 yılının ilk 10 ayının verilerine göre Rusya ve Belarus’la olan ticaret hacmi %38 artmıştır. Bu arada maliyenin tahsil ettiği gümrük vergisi artışı %25 olmuştur. Bütün bunlar da oluşturulan Gümrük Birliğinin ülkelerimizin iktisadi sorunlarına çözüm getiren pragmatik ve müşahhas bir proje olduğunu göstermektedir. Ortak bir ekonomik sahanlık oluşturmak üzere azami ölçüde ilerleme kaydettik. Bu Kazakistanlı üreticiler için devasa bir tüketim pazarı sağlayacaktır.
Böylece iş âlemimize rekabet gücü yüksek mal üretmeleri ve hizmet sunmaları için teşvik sağlanmış olmaktadır.
 
2. Sosyal Modernizasyon – Yeni Sosyal Politika

Biz ekonomimizde sanayileşme ve teknolojik gelişim konusunda planlarımızı sarih bir şekilde tayin ettik. Programlarımızın ana amacı –halkın refah seviyesini yükseltmektir.
Bu nedenle bugünkü Mesajımda sosyal modernizasyon konularına özel bir dikkat atfediyorum. Ben, eğitimin, sağlık hizmetlerinin ve dillerin geliştirilmesi alanında olmak üzere üç devlet programını onayladım.  Ben hükümete akimlerle birlikte 1 Mayısa kadar ilke olarak yepyeni programların hazırlanması ve kabul edilmesi görevini tevcih ediyorum.
Bunlar:
• Yeni istihdam stratejisi;
• Konut toplu yaşam hizmetlerinin modernleştirilmesi;
• Halka kaliteli içme suyu sağlanmasıdır.

Bu programlar ülkemizdeki milyonlarca sade vatandaşın gündelik sorunlarının çözümlenmesine yöneliktir.
Bunlar Kazakistanlıların yaşam kalitesini arttıracaktır.
Yeni sosyal politikanın ana veçheleri üzerinde daha ayrıntılı olarak durmak istiyorum.

2.1. Eğitim

Bizler eğitimin modernizasyonunu sürdürmek zorundayız. Bugün bütün okullarımız bilgisayarla donatılmıştır.
Okullarımız multimedia derslikleri ve interaktif donanımlarla donatılmaktadır.  12 Yıllık kesintisiz ortaöğrenim modeli hayata geçirilmektedir.
Her bir Kazakistanlının şahsi yaşam felsefesi “Beşikten mezara kadar eğitim” olmalıdır. Bizler mesleki ve teknik eğitimin muhtevasını bütünüyle yenilemek niyetindeyiz.
Günümüzde gelişmiş ülkelerde 1 milyon nüfus başına düşen yüksek öğrenim kurumu sayısı 1 ila 6’dır. Kazakistan’da ise toplam 149 üniversite bulunmaktadır.
200 Bilim konseyi “bilim doktorası adayı” ve “bilim doktorası” derecesi vermektedir. Master yapanların 60’ta biri, doktora yapanların 37’de biri bilimsel araştırmalara yönelmektedir.
Bu yıldan itibaren bu bilimsel konseyler kaldırılmaktadır. Bundan sonra master ve PhD doktora programları uygulanacaktır.
Üniversite eğitimi ve bilimin gelişmesinde yeni bir merhale sağlamakla yükümlüyüz. Günümüzde yeni “Nazarbayev Üniversitesi” temelinde piyasanın taleplerine yönelik olarak yenilikçi yüksek öğrenim kurumu modeli oluşturulmaktadır. Bunun bütün Kazakistan yüksek öğrenim kurumları için örnek olması beklenmektedir.
Benim talimatımla bütün ülkede açılmakta olan 20 entelektüel okul bütün Kazakistan öğrenim kurumları için üstün yetenekli çocukları en iyi üniversitelere yetiştiren birer eğitim üssü olacaktır.

Hükümete aşağıda belirtilen görevleri veriyorum:
• Yüksek öğrenim kurumlarının innovasyon faaliyetine geçmeleri için mekanizmalar oluşturulması;
• Eğitimin kalitesinin arttırılması ve erişilebilirliğinin geliştirilmesi için eğitimi destekleme konusunda yeni mali-iktisadi araçların uygulamaya konulması;
• Teknik ve yüksek öğrenim düzeyleri için eğitim alanında Jilstroyberbank’ın mortgage ile konut yapımında uyguladığı sisteme benzer bir biriktirme sisteminin oluşturulması.
Kazakistanlıların çocuklarının eğitimini sağlamak için devletten faiz bonusları almak suretiyle yeni para tasarruf imkânları ortaya çıkmalıdır.
• İş dünyasının toplum kuruluşları ve işverenlerin katılımıyla mesleki-teknik eleman yetiştirmek üzere bir Milli Şura oluşturulması.

Eğitim sistemindeki bütün çalışmalar aşağıdaki neticelere ulaşmaya yönelik olmalıdır. Okul öncesi eğitim ve öğrenime dâhil çocukların oranı 2015 yılında yüzde 74, 2020 yılında ise yüzde 100 olacaktır. Benim talimatımla başlatılan “Balapan” programının uygulanması neticesinde sadece 2010 yılında 35 anaokulu kuruldu, 1534 mini-merkez, 137 özel anaokulu açıldı.
Daha önceden özelleştirilen okul öncesi eğitim kuruluşlarının iade edilmesi suretiyle 172 anaokulu açıldı. Okul öncesi kuruluşların çocukları kapsama oranı yüzde 30’dan yüzde 55’e çıktı. 2020 Yılına doğru 12 yıllık eğitim modeline bütünüyle geçişi sağlayacağız. Bu amaçla 2015 yılına doğru devlet bütçesi kaynaklarından en az 200 okul inşa edeceğiz ve bir o kadarı da yerel bütçe kaynaklarıyla yapılacaktır. 2015 Yılına doğru eğitim kuruluşlarının yüzde 50’si bilgisayarla eğitimden yararlanacak, 2020 yılına doğru da bunların sayısı yüzde 90’a çıkacaktır.
2020 Yılına doğru uluslararası standartlara göre bağımsız milli akreditasyondan geçen yüksek öğrenim kurumlarının payı yüzde 30 olacaktır. İnnovasyon faaliyeti yürüten ve bilimsel araştırmaların sonuçlarını üretimde kullanan yüksek öğrenim kurumlarının oranı yüzde 5’e ulaşacaktır. En azından 2 yüksek öğrenim kurumu dünyanın en iyi üniversiteleri reytinginde yer alacaktır. Kaliteli eğitim Kazakistan’ın sanayileşmesi ve yenilikçi gelişimi için bir temel olmalıdır.

2.2. Sağlık

Bütün bu yıllar zarfında bizler Kazakistanlıların sağlığının iyileştirilmesi için gereken her şeyi yaptık.
2002 Yılında sağlık finansmanının GSYH içindeki payı 1.9 iken bu rakam 2010 yılında 3.2’ye çıkmıştır.
Günümüzde bütün ülkede en zor tıbbi sahalarda ameliyatlar yapılabilmektedir.
Dünyanın ileri gelen klinikleriyle bağlantısı bulunan 150 tele-tıp merkezi kuruldu.
Yirmi yıl öncesinde bunları sadece hayal ediyorduk.
Yapılan çalışmalar neticesinde doğum oranında yüzde 25 artış, ölüm oranlarında yüzde 11 azalma kaydettik ve nüfusun doğal artış hızı 1.7 misli arttı.
2013 Yılına doğru Müşterek Milli Sağlık Sistemi uygulaması tamamlanacaktır.
Bizler önleyici sağlık hizmetleriyle ciddi bir şekilde meşgul olmalıyız ve birincil mediko-sıhhi yardım kalitesini arttırmalıyız.
Uluslararası değerlendirmelere göre temel hastalıklardan muzdarip nüfusun yaklaşık %5’i bütün sağlık hizmetlerinin yaklaşık %70’inden yararlanmaktadır.
Önleyici hekimlik çalışmalarının doğru bir şekilde uygulanması durumunda erken merhalelerde hastalıkların önüne geçmek mümkündür.
Bu nedenle Kazakistan’da nüfusun hedef gruplarındaki sağlık durumlarını izlemek için bir milli program manzumesinin uygulanması gerekmektedir.
İlk sırada olmak üzere bunlar çocuklar, gençler ve doğurganlık dönemindeki kadınlardır.
Kırsal nüfus için sağlık hizmetlerinin erişiminin genişletilmesine özel bir vurgu yapılması gerekmektedir.
Geçen sene “Densaulık” ihtisaslaşmış sağlık-teşhis treni sosyal projesinin ikincisi başlatıldı.
Bu trendeki uzmanlar ülkemizin en ücra köşelerinde onbinlerce insanın muayenesini yaptı ve tedavisini gerçekleştirdi.
Mobil sağlık Kazakistan için çok güncel bir konudur ve biz bunu daha da geliştireceğiz.
Bu yıl bir tren daha devreye sokulacaktır.
Otoklinik mobil sağlık tesislerinin sayısını 50’ye çıkartmak gerekmektedir.
Bunların üretiminin de Kazakistan’da yapılması lazım.
Hükümete 2015 yılına kadar sağlık havacılığı ihtiyaçları için en azından 16 helikopterin sağlanması konusunda görev veriyorum.
Aynı şekilde ana yol güzergâhları üzerinde yer alacak tıbbi-kurtarma ocaklarının kurulması konusunu süratle çözümlemeleri konusunda görev veriyorum.
Bu ocaklar ülke çapında önemi haiz ana yolların kaza bakımından tehlikeli kesimlerinde kurulmalıdır.
Acil yardım hizmetleri idaresi çok branşlı mobil ve uçan hastanelerle donatılmalıdır.
Eminim ki, bu tedbirler binlerce vatandaşımızın hayatını kurtaracaktır.
Ceza-infaz kurumlarında verem ve HIV vakalarının ve ölümlerinin azaltılmasına çok özenli bir şekilde dikkat edilmelidir.
Bu vazifeleri yerine getirmek suretiyle 2015 yılına doğru Kazakistanlıların beklenen ömür süresi 70 yıla çıkacaktır ve 2020 yılına doğru da 72 yaşa ve üstüne çıkacaktır.
Sağlıklı yaşam propagandası yapılmalı ve her yerde kurulan spor altyapısı kullanılmalıdır.
2015 Yılına doğru 350 hastane, sağlık ocağı ve poliklinik inşa edilecektir.

2.3. Dillerin Gelişimi

Çok dilli ve çok inançlı toplumda barış ve uyumun sağlanması, saygıdeğer Kazakistanlılar, sizlerle ortak eserimizdir.
Büyük bir memnuniyetle belirtmeliyim ki Kazakistanlılar, yaşadığımız ve ülkemizi başarılara taşıdığımız vatan topraklarına adını veren devlet dili olan Kazakçayı, saygıyla ve liyakatle öğrenmeye başladılar.
Günümüzde devlet diline tam olarak vakıf olan yetişkinlerin oranı kahir ekseriyeti oluşturmaktadır.
Bu da Bağımsızlık dönemimizin büyük bir başarısıdır.
Vazifemiz 1017 yılına kadar devlet diline vakıf Kazakistanlıların sayısını en az %80’lere çıkarmaktır.
2020 Yılına doğru ise bu oranı %95’e çıkarmayı hedefliyoruz.
On yıl sonra okullardan mezun olanların yüzde 100’ü devlet diline vakıf olacaktır.
Bunun için gerekeni de biz yapacağız.
Bizler aynı şekilde Rus dilini ve diğer Kazakistanlı etnisitelerin dillerini de geliştireceğiz.
Her zaman söylediğim gibi, çağdaş bir Kazakistanlı için üç dil bilmek kişisel başarının ön koşuludur.
Bu nedenle, 2020 yılına doğru İngilizceyi bilen nüfusun oranı yüzde 20’den az olmamalıdır, -diye düşünüyorum.
2.4. Yeni İstihdam Stratejisi
Krizle mücadele “Yol Haritası” kapsamında iki yıl zarfında halkın istihdamını sağladık, işsizliği azalttık ve kentlerimizde ve köylerimizde altyapıyı iyileştirdik.
Bu programlara Kazakistanlılar büyük destek verdi ve minnettar oldular.
Günümüzde iş piyasasının etkinliğini arttırmamız gerekiyor, çünkü yeni ekonomi yeni nesil kalifiye kadrolar talep etmektedir.
Halkın kendi işinde istihdamı, ekonomimiz için devasa bir insan kaynakları rezervidir. Bizler yeni işletmeleri orada Kazakistanlılar çalışsın diye kurmaktayız.
Onlar da buna hazırlanmalıdır. Yeni meslekler edinmelidir.
Hükümete, bölge akimleri ve Astana ve Almatı kentleri akimleriyle birlikte 1 Mayıs 2011 tarihine kadar nüfusun istihdamının sağlanması konusunda ilke olarak yepyeni programların hazırlanması görevini tevdi ediyorum.
Hükümet iş çevreleriyle birlikte sanayi tesislerinde çalışmak isteyen herkese ücretsiz mesleki eğitim sağlamalıdır.
Her bir Kazakistanlının ülkedeki büyük çaplı sanayileşmeye katılması imkânı sağlanmalıdır.
Ben zamanında krizle mücadele “Yol Haritasının” her bir Kazakistanlı aileye ulaştırılması hedefini belirlemiştim.
Bu da başarıyla gerçekleştirildi.
Bu tecrübeyi kullanmak suretiyle çalışmaları öylesine kurmalıyız ki, sanayileşme gerçekten bütün halka mal olsun ve her bir Kazakistanlının davası haline gelsin!
Yaşamlarını kırsal kesimle bağdaştıran vatandaşlar için Hükümet yerel yönetimlerle birlikte kırsal girişimciliği geliştirme konusunda tedbirler manzumesini hazırlamalıdır.
Geçen sene kırsal alanlar kalkındırma programı tamamlandı.
Şimdi bu çalışma 2020 yılına kadar ülkenin arazi-sahanlık gelişimi Öngörü Şeması çerçevesinde devam ettirilmelidir.
Büyük gelişme potansiyeli bulunan yerleşim birimlerinde kırsal altyapıyı geliştireceğiz, sulama suyuna, mikro-kredi programlarına ve tam ölçekli grantlara erişimi arttıracağız ve girişimcilik eğitimleri vereceğiz.
Günümüzde artık mikro-kredi kuruluşlarının faaliyeti için hukuki altyapı bulunmaktadır.
Bugün için bunlardan piyasada neredeyse bin ikiyüz kuruluş bulunmakta ve bunlar bu güne kadar halka tutarı 16 milyar Tengeye varan 110 bin kredi sağladılar.
Ancak, bunlar genelde tüketim amacıyla kullanılmakta ve faizleri de oldukça yüksektir.
Durumu ve öncelikleri tüketime değil de istihdam yönüne yönlendirmeliyiz.
Bu nedenle Hükümete mali düzenleyicilerle birlikte acilen buna uygun olarak bir yasa tasarısı ve tedbirler manzumesi hazırlama görevi veriyorum.
İçinde bulunduğumuz yıl içinde ilave olarak üç milyar Tenge verilmesi öngörülmelidir.
2012–2015 Yılları arasında finansmanı yıllık 10–15 milyar Tengeye çıkarmalıyız.
Devlet kanalıyla verilen mikrokredilerin yüzde yüzü sadece kendi işini kurmak için kullanılmalıdır.
Yukarıda bahsedilen hayvancılığı geliştirme programlarının uygulanması, kırsal kesimde yaşayan onbinlerce insana iş imkânı sağlayacaktır.
Bu nedenle yürütme merciinin ve “Nur Otan” partisinin bütün düzeylerde büyük çaplı bilinçlendirme çalışmaları yapmaları gerekmektedir.
Hükümete önümüzdeki yıldan itibaren teşvik parası ödeme sistemine geçmesi için talimat veriyorum.
Temel sorun bağımlılığın aşılmasıdır.
İşsiz olan kişi işsiz olduğu için değil, meslek edinmek için yardım alacaktır.
Yoksulluk sorununu, devlet yardımları sayesinde yumuşatma yerine tamamen çözümlemeliyiz.
Devlet sadece objektif olarak iş göremez durumdakilere ve yoksullara yardım edecektir.
2.5. Konut-Toplu Yaşam Hizmetlerinin Modernizasyonu
Vatandaşların yaşam kalitesinin en iyi göstergesi, konutların konfor düzeyidir.
Son 10 yıl zarfında konut miktarı 30 milyon m² artmıştır.
Bu da bir milyondan fazla vatandaşımızın şimdi yeni dairelerde yaşaması anlamına gelmektedir.
Bu bizim konut politikamızın önemli bir sonucudur.
Uzun yıllar boyunca konut sektörü bakiye ilkesiyle finanse edilmiştir.
Bunun neticesinde 2008 yılında tesisatların yüzde 72’sinin tamir edilmesi veya değiştirilmesi gerekiyordu.
“Yol Haritası” kapsamında 2009 ve 2010 yıllarında konut-toplu yaşam tesislerinin tamiri konusunda büyük çalışmalar yaptık.
Bu çalışmayı devam ettirmek gerekiyor.
Su, ısıtma, elektrik ve gaz dağıtım şebekelerinin kapsamlı bir şekilde modernizasyonunun yapılması gereklidir ve aynı şekilde konut münasebetleri için optimal bir model oluşturulması sağlanmalıdır.
2015 Yılına doğru tamamen yenilenmesi gereken tesislerin oranı % 32’den % 22’ye düşmelidir.
2015 Yılına doğru modernize edilmiş şebekelerin uzunluğu 31 bin kilometreyi aşacaktır.
Devlet, uluslararası finans kurumlarının ve kendi bankalarımızın cezbedilmesi suretiyle, özel yatırımcılara, işletmelere ve vatandaşlara konutların ve beledi tesislerin tamiri ve rekonstrüksiyonunu müştereken finanse etmek için özel araçlar önerecektir.
Konut ve beledi hizmetlerin modernizasyonu programının gerçekleştirilmesi yıllık 10 bin yeni iş imkânı yaratılmasına imkân verecektir.
Genel olarak, bunun gerçekleştirilmesine ise çok daireli konutlarda oturan 1.5 milyon insan katılacaktır.
Hükümete, ortak mülkiyetin tamiri ve yenilenebilmesi için para biriktirmenin ve birlikte finanse edilmesinin teşvikine yönelik bir mekanizma hazırlaması için görev veriyorum.
Sadece biz kendimiz konut koşullarını iyileştirebiliriz ve vatandaşların kendi mallarını muhafaza etme konusunda mesuliyetini arttırabiliriz.
2.6. Kaliteli İçme Suyu
Kazakistanlılar için kaliteli içme suyu tedariki konusu, halkın sağlığını koruma konusunda önemli bir vazifedir ve bu nedenle bizim önceliğimiz olacaktır.
Kaliteli içme suyu sağlanması konusundaki çalışmalar 8 yıl önce başlatılmıştı ve olumlu sonuçlar alındı.
Kırsal kesimdeki yerleşim birimlerinde merkezi su temini sistemine erişim yüzde 41’e ulaştı, kentlerde ise yüzde 72’ye çıktı.
Taşıma sudan istifade edenlerin sayısı 4 misli azaldı.
Bu arada çok sayıda köyün su şebekelerinin ıslahına ihtiyaç duyulmaktadır.
Su temini şebekelerinin kentlerde yüzde 60’ı eskimiş durumdadır.
2020 Yılına doğru ülke çapında içme suyuna erişim % 98 olmalıdır ve suyun kalitesi de bütün geçerli sağlık normlarına uygun olmalıdır.
Özel sermayenin su işleri sektörüne azami ölçüde çekilmesi için etkin teşvikler hazırlama konusunda hükümete görev veriyorum.
Yeraltı suları potansiyeli yaygın bir şekilde kullanılmalı, yeni su temini tesislerinin inşasında sistematik bir yaklaşım uygulanmalıdır.
2020 Yılında kentlerde merkezi su şebekesine erişim % 100 olmalıdır.
Kırsal kesimde ise iki misli artarak % 80’lere çıkmalıdır.

2.7. Gelirlerin Arttırılması –Yeni Yaşam Kalitesi
Değerli Kazakistanlılar!

Bu yıl içinde emekli maaşlarını, bursları ve kamuda çalışan memurların maaşlarını yüzde 30 arttırıyoruz. İki yıl üst üste bunları yüzde 25 arttırmıştık.
“Nur Otan” partisinin halk platformunda planlandığı üzere 2012 yılına doğru ortalama emekli maaşları, kamuda çalışan memurların maaşları ve burslar 2008 yılına kıyasla iki misli artacaktır. Biz bunu vaat ettik ve gerçekleştirdik. Benim talimatımla üç yıllık bütçede sizlere bahsettiğim gerek sınaî –yenilikçi, gerekse sosyal programlar için mali temin sağlanması öngörülmüştür. Şimdi her şey, Hükümetin ve yerel yönetim mercilerinin bu görevleri nasıl yerine getireceğine ve çalışmaların nasıl düzenleneceğine bağlıdır. Bu ise önümüzdeki on yıl zarfında yapılması gerekenlerin en asgarisidir. Bizler bu planları fazlasıyla yerine getirmek için caba harcamalıyız. On yıllık ana sosyal hedef bundan ibarettir.
 
Değerli Kazakistanlılar!

Benim Kararnamemle 2011 yılı bağımsızlığımızın 20. yıl dönümü olarak ilan edildi. Bir devlet komisyonu kuruldu ve ülke çapında düzenlenecek etkinliklerin planı onaylandı.
Bu bütün halkın ortak meselesidir. Bunun gerçekleştirilmesi için yatırımcıların, iş çevrelerinin, Kazakistanlıların çabalarını birleştirme konusunda Hükümete talimat veriyorum.
Yıldönümümüzün şiarı ise “BARIŞ VE YARATICILIĞIN 20. YILI” şeklindedir. Bağımsızlık yılları boyunca ÖZGÜRLÜK, BİRLİK, İSTİKRAR VE KALKINMA gibi Kazakistan’ın izlediği yolun temel değerleri oluşturuldu.
 
Değerli Kazakistanlılar!
Değerli milletvekilleri!

Cumhurbaşkanının yetkilerinin 2020 yılına kadar uzatılma için halkoylaması düzenleme konusunda bütün halkın başlattığı girişimle ilgili olarak gerek benim için, gerekse hepimiz için pek basit olmayan bir çelişki ortaya çıktı. Ben referandumu desteklemek üzere imza atan bütün Kazakistanlılara ve aynı şekilde eylemi başlatanlara gönülden minnettarım.
Halkın iradesini beyan etme dalgası içinde Ocak ayının ortalarında Merkez Seçim Kuruluna beş milyondan fazla imza verildi. Sayılı günler içinde referandum girişimi fiilen bir halk hareketine dönüştü. Bu kampanya sırasında “Nur Otan” partisi tarafından “Kazakistan–2020” adlı demokratik kuvvetler içtimai koalisyonu kuruldu. Halk hareketi, Kazakistanlıların dinmek bilmeyen sivil etkinliğini sergiledi. Bu etkinlik ülkenin siyasi entelektüel yaşamını canlandırdı. Bu da büyük bir gelişme ve ilerleme potansiyeli bulunduğunu tevsik etmektedir.
Bu konuyla ilgili olarak bütün hususları iyi biliyorsunuz.

Ben yayınladığım kararnameyle Parlamentonun halkoylaması yapılması önerisini reddettim, çünkü 2012 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmaya niyetleniyordum.
Parlamento kendi anayasal yetkilerini kullanmak suretiyle Anayasada değişiklik yapılması konusundaki Yasayı kabul etti. Ben de Yasayı Anayasaya uygun olup olmadığı yönünde karar vermesi için Anayasa Şurasına gönderdim. Ancak bunun sonucuna göre karar verilecektir. Bu karar Anayasaya ve yasalarımıza uygun olmalı ve halkımızın uzun vadeli çıkarlarını göz önünde bulundurmalıdır. Sonuç ne olursa olsun, halkın iradesi her şeyin üstündedir. Bu arada, dış politikamızda bütün dünyada yatırımcılara ve iş âlemine karşı yükümlülüklerimizin istikrarını sürdüreceğiz. Politikamız, bütün partnerlerimizin ümit ve beklentilerine uygun olacaktır.

Kazakistan, Rusya, Kazakistan ve Belarus’un kurduğu gümrük birliğinin süratli ve etkin bir şekilde gelişimine sadık kalacaktır.
BDT ülkeleriyle işbirliğimizi geliştireceğiz. Bizler, Avrupalı partnerlerimize çok taraflı veya ikili formatta “Kazakistan – AB:2020” Enerji Şartının müştereken hazırlanmasını ve kabul edilmesini öneriyoruz. Bu, Avrupa piyasalarına enerji kaynakları tedarikinin istikrarına güvence sağlayacak ve boru hatları sistemlerinin gelişimini sağlayacaktır.
Bu yıl Almatı’da Afganistan için özel donör konferansı düzenlenmesi için girişimde bulunuyoruz. Ben daha önce de Hazar’da İstikrar Paktı kurulması fikrini önermiştim.
Bu uluslararası belge, devasa Orta Asya ve Kafkasya bölgesinde istikrar için sağlam bir temel atabilir. Kazakistan AGİT başkanlığı çerçevesinde ihtilafların çözümlenmesi konusunda başlatılan çalışmayı devam ettirecektir.

Bizler küresel nükleer güvenlik alanında lider olarak kalmaya devam ediyoruz. Kazakistan Birleşmiş Milletler Teşkilatına nükleer silahlardan arındırılmış bir dünya için genel bir deklarasyon kabul edilmesini önermektedir. Kırgızistan’a yardım için devletlerarası bir programın hazırlanması ve kabul edilmesine önem atfediyorum. Bu yıl Kazakistan İslam Konferansı Örgütünün dönem başkanlığını yapacaktır. Batı ve İslam âlemi arasında diyalogu güçlendirme konusunda girişim başlattık. İKÖ başkanlığımız Kazakistan’ın dış politikada Asya eksenini güçlendirmelidir. Bu yıl Temmuz ayında Astana’da Şanghay İşbirliği Teşkilatının yıldönümü zirvesi yapılacaktır.  Şanghay İşbirliği Teşkilatı bizim aktif katılımımızla kuruldu ve bizler bu teşkilatın güçlenmesi için gereken her şeyi yapmalıyız. Bütün bunlar Kazakistan’ın bölgesel ve küresel istikrarın güçlendirilmesine önemli bir katkısı olacaktır.

Değerli vatandaşlarım!     Muhterem Kazakistanlılar!

Yakın zaman önce Devlet Başkanlığı görev süresinin uzatılması için  ulusal bir referandum yapılması hakkında bir inisiyatifin ortaya atıldığı herkese malumdur.
Bu inisiyatife Sivil Toplum Kuruluşları ile bireyler, aydın kesimi temsilcileri ile Parlamento milletvekilleri destek vermektedirler.
Ben halkımızın bu samimi duygularını bağımsızlığımızı güçlendirme, devletimizi ayağa kaldırma çalışmalarımızın bir değerlendirmesi olarak algılamaktayım.
Vatanı karşılıksız sevmek – onun soğuğuna dayanıp, sıcağında yanmayı gerektirir.
Benim ömrüm halkımın kaderi ile eşdeğerdir.
Bana Sırat köprüsü gibi geçiş döneminde bağımsızlığımızı kazanıp, devleti kurma görevi güvenerek verilmişti. Dolayısıyla,  ben bu güvene emin ederek, tüm sorumluluğu üzerime aldım.
Alınması zor olan kararları kalbimin prizmasından geçirerek almıştım.20 yıldan beri özverimi ve yönetme tecrübemi ortaya koyarak, halkıma hizmet edegeliyorum.
Bu yılları mertebemizi yükselip, gururumuzu okşayan tüm başarılarımız – bizlerin ortak başarılarımızdır.Dolayısıyla, insiyatif sahibi vatandaşlar ile destekleyen tüm Kazakistanlılara  şükranlarımı bildiriyorum!
Benim için devletimin çıkarları ile refahı yolunda hizmet etmekten başka mutluluk kaynağım yoktur. Önümüzde başarmamız gereken büyük işler var.
Bu yolda bizim başlıca değerimiz – birliğimizdir. Ben ağız birliğinden vazgeçmeyecek halkımın güçlü millete, parla bir ulusa dönüşeceğine inancım tamdır.
Halkımızda “mutluluk verenin ülkesinde rızkı bol olur, istikameti de doğru olur” diye bir atasözü vardır. Bizler bugünkü Seslenişle başarılı çalışmalarımızın bir sonucunu çıkararak, geleceğe dönük planlar yaptık.Hepinize refah, devlet çıkarları yolundaki şerefli çalışmalarınızda başarlar dilerim! Başarılı günlere bizleri getiren bereketli dirliğimiz kutlu olsun!

Dinlediğiniz için teşekkür ederim!