 |
Bu yıl bizim için özel bir yıldır.
Bizler bağımsızlığımızın 20. yılına adımımızı attık.
Bağımsızlık yolunda bizler büyük başarılara imza attık.
Hatırlarsanız, 1997 yılındaki ilk Ulusa Seslenişimde ben
şöyle demiştim:
“2030 yılı bizlerden sonra gelecek olan nesiller artık
dünyadaki olayların dışında kalmadan yaşamlarını devam
edeceklerdir”.
Bu ifadelerime vaktizamanında şüphe ile bakanlar yok
değildi.
Her neyse, bu büyük hedefe bizler 33 yılda değil, 12
yıllık bir sürede varmış olduk!
Daha geçenlerde Astana’da 56 ülkenin devlet başkanları
ile uluslararası teşkilatların temsilcilerini bir araya
getiren Zirve’nin gerçekleştirilmesi – bunun açıkça bir
göstergesidir.
Yıldızımızı parlatan bu önemli faaliyetten önce de bir
takım başarılara imzamızı atmıştık.
Bizler vaktizamanında darı gibi dünyaya dağılan
kandaşlarımızı atayurdumuza davet edip toplayan
dünyadaki üç devletten biri olduk.
Bu yıllar zarfında diğer ülkelerden 800 binden fazla
vatandaşlarımız gelerek, nüfusumuz bir buçuk milyon
kişiye artış göstermiştir.
|
Bizler Sarı Arka bozkırlarının ortasında
görkemli ve o kadar de ihtişamlı başkentimiz – Astana’yı inşa
ettik. Esil nehrinin iki yakasında güçlü gelişimimizin simgesi
olan başkentimizi ayağa kaldırdık. Sadece halkı barış
içinde, siyaseti de istikrarlı olan ülkelerin hazinesi bol,
geleceği de parlak olacak. Kazakistan’ın uluslararası rezervleri
bugünlerde 60 milyar dolara yakın durumdadır. Refah işbirliğine
yol açar, zenginlik – elbirliği ile ortaya çıkar.
Bağımsızlık yıllarımızda ülkemizin ekonomisine 120 milyardan
fazla yurt dışı yatırımlar çekildi. Bununla birlikte
bizler dünyanın 126 ülkesine 200’den fazla ürün çeşidini ihraç
etmekteyiz.
Bugünlerde ulusal servetimiz üçte biri küçük ve orta ölçekli
firmalar tarafından oluşmaktadır. Tarım alanı da gelişim
göstermektedir. 2010 yılında Gayri Safi Milli Hasıla büyümesi
%7, sanayi üretimi - %10, imalat sektörü - %19 olarak
gerçekleştirildi. Ortalama maaşlarda 2007 yılındaki 53 bin’den
2010 yılında 80 bin Tenge’ye artış görüldü. Ulusal refah düzeyi
açısından dünya ülkeleri reytinginde Kazakistan geçen yıl 26
sıraya yükselerek 110 ülke içinde 50. sıraya yükselmiştir.
Ortalama aylık maaşlarda %5,5, emekli maaşlarda da ortalama %4
artış sağlanmıştır. Bizler dünyayı kasıp kavuran krizden dik
çıkarak, gelişimimizin yolunda sağlam devam ettik. Önümüze büyük
hedefler koyduk ve onlara kısa bir sürede ulaştık.
Bağımsızlık yıllarında 500’e yakın yeni sağlık tesisler inşa
edildi. Sağlık kurumlarımızın teknolojik altyapısı yenilendi.
Ülkemiz eğitim alanında 129 ülke arasında en öndeki sıralarda
yer almaktadır. Geçen 10 yıl süresinde eğitim alanına
tahsis edilen finansmanında 10 kat artış sağlandı. Bu yıllarda
750’ye yakın yeni okul inşa edildi. Bunula birlikte 5302
okul öncesi kurumlar, 1117 kreş ve 4185 eğitim merkezleri
açıldı. Astana’da ilim ve eğitim sanayisinin yeni asrımızda
çekim merkezi haline gelecek olan üniversitenin açılışı yapıldı.
Böylece bizler kısa bir süre içinde parlayan bir devlete ve
güçlenen bir ulusa dönüştük. Bunların hepsi halkımızı küresel
çapta düşünmeye sevketmek maksatında yapılan çalışmalardır.
1. Hızlandırılmış Ekonomik
Modernizasyon –
Hızlandırılmış Yenilikçi Sanayileşme Programının Sürdürülmesi
Muhterem Kazakistanlılar!
Bağımsızlığımızın yirminci yılını idrak ediyoruz. 1991 Yılının
Aralık ayında kendimize stratejik hedef olarak istikrar ve
başarıyı seçmek suretiyle her bir yeni merhale için yeni
kalkınma programları hazırlayarak yolumuza devam ettik.
Kendimize iddialı hedefler belirleyip bunları
gerçekleştiriyorduk. Ülkenin gelişimi konusunda tek bir entegre
göstergeyi sunmak istiyorum.
1994 Yılında kişi başına GSYH yedi yüz doları az bir şey
aşıyordu. 1 Ocak 2011 tarihi itibarıyla bu rakam 12 mislini
aşarak 9 bin Doları geçti. Bizler bu seviyeye ancak 2015 yılında
erişmeyi bekliyorduk. Dünya tecrübesinin gösterdiğine göre 20
yılda hiç bir ülke böyle bir sonuca ulaşmamıştır. Örneğin Güney
Kore’de egemen ülke olarak gelişiminin ilk yirmi yılında kişi
başına GSYH 3 misli artmıştır, bu artış Malezya’da 2 misli,
Singapur’da 4 misli, Macaristan’da 5 misli, Polonya’da ise 4
misli olmuştur. 2010 Yılının Ocak ayında Halka Seslenişimde
Sınaî-Yenilikçi Kalkınma Programını ilan ettim. Bu programın
uygulamasının birinci yılında somut sonuçlar alınmaya başladı.
152 İşletmenin açılışını yaptık ve yaklaşık 24 bin
Kazakistanlıya daimi iş sağladık.
Ülke çapında yaklaşık sekiz yüz farklı üretim başlatıldı.Kimya
ve hafif sanayinin aktif bir şekilde canlandırılması ve
geliştirilmesi sürecini başlattık, tarım ürünlerinin
işlenmesinde sıçrama yaptık. 2014 Yılına kadar tutarı 8.1
trilyon Tenge olan 294 yatırım projesinin gerçekleştirilmesi
planlanmaktadır. Bu sayede 161 bin kişiye daimi istihdam,
tesislerin yapımı süresince de 207 bir kişiye geçici iş
sağlanacaktır. Birinci beş yıllık sanayileşme programının
birinci yılının başlıca sonucu ise ekonominin reel sektörü
sayesinde ekonomik büyümede ciddi yapısal değişikliklerin
başlaması olmuştur. Önümüzdeki on yıllık dönemin Stratejik
Planının hedeflerini bir kez daha hatırlatmak isterim. GSYH en
az yüzde 30 artacaktır. Sanayi üretimi alanındaki büyüme petrol
ve madencilik seviyesini aşacak veya en azından onun düzeyine
çıkacaktır. Milli fon aktifleri GSYH’nın en az yüzde 30’unu
oluşturacaktır. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin GSYH içindeki
payı yüzde 40 olacaktır. Ülkenin toplam nüfusu 18 milyona
yaklaşacaktır. Kalifiye uzman oranı yüzde 40 olacaktır. İşsizlik
oranı yüzde 5’e düşecektir.
Tarımda emek verimi 2014 yılında 2 misli artacak, 2020 yılında
ise bu artış 4 misli olacaktır. Tarım sektöründe besi
hayvancılığını geliştirme konusunda emsali görülmemiş bir proje
hayata geçirilecektir. Daha 2016 yılında et ihracatı 60 bin tona
çıkacaktır ve bu da 4 milyon ton tahıl ihracatına eşdeğerdir.
Devlet bu amaçla 130 milyar Tenge kredi kaynağı tahsis
edecektir.
Bu ise kırsal kesimde 20 binden fazla insanın istihdam
edilmesine imkân sağlayacak ve yüz binden fazla köylüye gelir
kaynağı sağlayacaktır. Bu da her türden safkan ve besi hayvanı
yetiştiriciliğindeki canlı hayvan sayısını arttırma imkânı
sağlayacaktır. Bütün bunlar da tarım makineleri üretimi, kimya
ve gıda sanayi, yem üretimi ve makine tamiri gibi ara
sektörlerde üretim artışını teşvik edecektir. Hükümet, bütün
illerin akimleri /valileri/ kırsal sanayileşmenin bu önemli
bölümüyle meşgul olmak zorundadır. Ekonomimizin rekabet gücü,
enerji harcamalarını azaltmayı sağlayan etkin teknolojiler
üzerine kurulmalıdır. Hammadde dışı sektörlerin geliştirilmesi
amacıyla Hükümete Enerji Etkinliği Bütüncül Planını hazırlama ve
onaylama görevini veriyorum. Sanayileşme, bölgesel politikanın
yeni değerler dizisini oluşturmaktadır. Hükümet akimlerle
birlikte Taşra Kalkınma Planını hazırlamalı ve onaylamalıdır.
Bütün bunlar bizim tasarladığımız planlardır. Biz daha
yolun başındayız.Daha iyi ve zengin bir yaşam sürmek istiyorsak,
bu çalışmayı yapmakla yükümlüyüz.
Güçlü iş âlemi – güçlü devlet ilkesinin müdavimiyim. Bir ilk
olarak “Devlet Denetimi ve Gözetimi Yasasını” kabul ettik. Bütün
devlet mercileri için geçerli olmak üzere denetim ilke ve
usullerini tesis ettik. Bu ise iş camiası üzerindeki idari
baskının daha da azaltılması amacıyla yapılmıştır. Yasa koruma
sistemi reformu kapsamında bu gün için 16 yasa kabul edildi.
Mülkiyeti koruma konusunda hukuki korunma mekanizmaları devreye
sokuldu, büyük toplumsal tehlike oluşturmayan suçlarla ilgili
ceza mevzuatına insani değerler getirildi, hapisle ilgili
olmayan cezaların infaz alanı ve tutukluluğa alternatif cezai
tedbir alanları genişletildi.Bunun sayesinde sadece bu yıl
içinde hafif ve orta ağırlıktaki suçlardan mahkûm olmuş yaklaşık
iki bin kişi cezaevlerinden salıverilecektir. Emniyet ve asayiş
mercilerindeki personel sayısı yüzde 15 azaltılmıştır. Bunların
yapıları optimize edilmiştir. Yasa koruma mercilerinin asli
görevleri dışındaki işlevleri özel sektöre devredilmiştir.
Yargı sisteminde önemli değişiklikler gerçekleştirilmektedir.
Yolsuzlukla mücadele tavizsiz bir şekilde
sürdürülmektedir.Uluslararası uzmanların değerlendirmelerine
göre hâlihazırda Kazakistan’ın yolsuzlukla mücadele mevzuatı, en
etkin mevzuatlar arasında gösterilmektedir. Sadece son iki yıl
zarfında ülke düzeyinde görev yapan kırktan fazla yönetici,
bölge ve kent düzeyinden 250 görevli şahıs ve bu cümleden olmak
üzere 39 akim ve yardımcısı hakkında ağır ceza soruşturmaları
yapılmıştır. Çevre ve sağlık bakanları, istatistik idaresi
başkanı, olağanüstü durumlar ve savunma bakan yardımcıları,
“Kazakistan Demiryolları” yönetim kurulu başkanı, “KazMunayGaz”
ve “Kazatomprom” şirketlerinin başkanları hakkında ağır ceza
davaları açılmış ve cezalandırılmıştır. Son üç yıl zarfında
ülkemizin dünya yolsuzlukla mücadele reytingi bir kerede 45 puan
artmıştır. Bu gösterge bakımından bütün BDT ülkeleri arasında en
iyi konumda bulunmaktayız. Bu çalışma tavizsiz bir şekilde
sürdürülecektir.
Dünya bankasının 2010 yılı raporunda Kazakistan iş âleminin
lehine reformlar düzenleme bakımından lider olarak kabul
edilmiştir. Dünyada en iyi yatırım ortamına sahip olma
reytinginde Kazakistan 183 ülke arasında 59. sırada yer
almaktadır. Genel olarak devlet mercilerinin işletmelerin
faaliyetine haksız bir şekilde müdahaleleri asgariye
indirilmiştir.
Geçen sene Kazakistan, Rusya ve Belarus gümrük birliği
uygulamaya konulmuştur. Sadece 2010 yılının ilk 10 ayının
verilerine göre Rusya ve Belarus’la olan ticaret hacmi %38
artmıştır. Bu arada maliyenin tahsil ettiği gümrük vergisi
artışı %25 olmuştur. Bütün bunlar da oluşturulan Gümrük
Birliğinin ülkelerimizin iktisadi sorunlarına çözüm getiren
pragmatik ve müşahhas bir proje olduğunu göstermektedir. Ortak
bir ekonomik sahanlık oluşturmak üzere azami ölçüde ilerleme
kaydettik. Bu Kazakistanlı üreticiler için devasa bir tüketim
pazarı sağlayacaktır.
Böylece iş âlemimize rekabet gücü yüksek mal üretmeleri ve
hizmet sunmaları için teşvik sağlanmış olmaktadır.
2. Sosyal Modernizasyon – Yeni Sosyal
Politika
Biz ekonomimizde sanayileşme ve teknolojik
gelişim konusunda planlarımızı sarih bir şekilde tayin ettik.
Programlarımızın ana amacı –halkın refah seviyesini
yükseltmektir.
Bu nedenle bugünkü Mesajımda sosyal modernizasyon konularına
özel bir dikkat atfediyorum. Ben, eğitimin, sağlık hizmetlerinin
ve dillerin geliştirilmesi alanında olmak üzere üç devlet
programını onayladım. Ben hükümete akimlerle birlikte 1
Mayısa kadar ilke olarak yepyeni programların hazırlanması ve
kabul edilmesi görevini tevcih ediyorum.
Bunlar:
• Yeni istihdam stratejisi;
• Konut toplu yaşam hizmetlerinin modernleştirilmesi;
• Halka kaliteli içme suyu sağlanmasıdır.
Bu programlar ülkemizdeki milyonlarca sade vatandaşın gündelik
sorunlarının çözümlenmesine yöneliktir.
Bunlar Kazakistanlıların yaşam kalitesini arttıracaktır.
Yeni sosyal politikanın ana veçheleri üzerinde daha ayrıntılı
olarak durmak istiyorum.
2.1. Eğitim
Bizler eğitimin modernizasyonunu sürdürmek zorundayız. Bugün
bütün okullarımız bilgisayarla donatılmıştır.
Okullarımız multimedia derslikleri ve interaktif donanımlarla
donatılmaktadır. 12 Yıllık kesintisiz ortaöğrenim modeli
hayata geçirilmektedir.
Her bir Kazakistanlının şahsi yaşam felsefesi “Beşikten mezara
kadar eğitim” olmalıdır. Bizler mesleki ve teknik eğitimin
muhtevasını bütünüyle yenilemek niyetindeyiz.
Günümüzde gelişmiş ülkelerde 1 milyon nüfus başına düşen yüksek
öğrenim kurumu sayısı 1 ila 6’dır. Kazakistan’da ise toplam 149
üniversite bulunmaktadır.
200 Bilim konseyi “bilim doktorası adayı” ve “bilim doktorası”
derecesi vermektedir. Master yapanların 60’ta biri, doktora
yapanların 37’de biri bilimsel araştırmalara yönelmektedir.
Bu yıldan itibaren bu bilimsel konseyler kaldırılmaktadır.
Bundan sonra master ve PhD doktora programları uygulanacaktır.
Üniversite eğitimi ve bilimin gelişmesinde yeni bir merhale
sağlamakla yükümlüyüz. Günümüzde yeni “Nazarbayev Üniversitesi”
temelinde piyasanın taleplerine yönelik olarak yenilikçi yüksek
öğrenim kurumu modeli oluşturulmaktadır. Bunun bütün Kazakistan
yüksek öğrenim kurumları için örnek olması beklenmektedir.
Benim talimatımla bütün ülkede açılmakta olan 20 entelektüel
okul bütün Kazakistan öğrenim kurumları için üstün yetenekli
çocukları en iyi üniversitelere yetiştiren birer eğitim üssü
olacaktır.
Hükümete aşağıda belirtilen görevleri
veriyorum:
• Yüksek öğrenim kurumlarının innovasyon faaliyetine geçmeleri
için mekanizmalar oluşturulması;
• Eğitimin kalitesinin arttırılması ve erişilebilirliğinin
geliştirilmesi için eğitimi destekleme konusunda yeni
mali-iktisadi araçların uygulamaya konulması;
• Teknik ve yüksek öğrenim düzeyleri için eğitim alanında
Jilstroyberbank’ın mortgage ile konut yapımında uyguladığı
sisteme benzer bir biriktirme sisteminin oluşturulması.
Kazakistanlıların çocuklarının eğitimini sağlamak için devletten
faiz bonusları almak suretiyle yeni para tasarruf imkânları
ortaya çıkmalıdır.
• İş dünyasının toplum kuruluşları ve işverenlerin katılımıyla
mesleki-teknik eleman yetiştirmek üzere bir Milli Şura
oluşturulması.
Eğitim sistemindeki bütün çalışmalar aşağıdaki neticelere
ulaşmaya yönelik olmalıdır. Okul öncesi eğitim ve öğrenime dâhil
çocukların oranı 2015 yılında yüzde 74, 2020 yılında ise yüzde
100 olacaktır. Benim talimatımla başlatılan “Balapan”
programının uygulanması neticesinde sadece 2010 yılında 35
anaokulu kuruldu, 1534 mini-merkez, 137 özel anaokulu açıldı.
Daha önceden özelleştirilen okul öncesi eğitim kuruluşlarının
iade edilmesi suretiyle 172 anaokulu açıldı. Okul öncesi
kuruluşların çocukları kapsama oranı yüzde 30’dan yüzde 55’e
çıktı. 2020 Yılına doğru 12 yıllık eğitim modeline bütünüyle
geçişi sağlayacağız. Bu amaçla 2015 yılına doğru devlet bütçesi
kaynaklarından en az 200 okul inşa edeceğiz ve bir o kadarı da
yerel bütçe kaynaklarıyla yapılacaktır. 2015 Yılına doğru eğitim
kuruluşlarının yüzde 50’si bilgisayarla eğitimden yararlanacak,
2020 yılına doğru da bunların sayısı yüzde 90’a çıkacaktır.
2020 Yılına doğru uluslararası standartlara göre bağımsız milli
akreditasyondan geçen yüksek öğrenim kurumlarının payı yüzde 30
olacaktır. İnnovasyon faaliyeti yürüten ve bilimsel
araştırmaların sonuçlarını üretimde kullanan yüksek öğrenim
kurumlarının oranı yüzde 5’e ulaşacaktır. En azından 2 yüksek
öğrenim kurumu dünyanın en iyi üniversiteleri reytinginde yer
alacaktır. Kaliteli eğitim Kazakistan’ın sanayileşmesi ve
yenilikçi gelişimi için bir temel olmalıdır.
2.2. Sağlık
Bütün bu yıllar zarfında bizler Kazakistanlıların sağlığının
iyileştirilmesi için gereken her şeyi yaptık.
2002 Yılında sağlık finansmanının GSYH içindeki payı 1.9 iken bu
rakam 2010 yılında 3.2’ye çıkmıştır.
Günümüzde bütün ülkede en zor tıbbi sahalarda ameliyatlar
yapılabilmektedir.
Dünyanın ileri gelen klinikleriyle bağlantısı bulunan 150
tele-tıp merkezi kuruldu.
Yirmi yıl öncesinde bunları sadece hayal ediyorduk.
Yapılan çalışmalar neticesinde doğum oranında yüzde 25 artış,
ölüm oranlarında yüzde 11 azalma kaydettik ve nüfusun doğal
artış hızı 1.7 misli arttı.
2013 Yılına doğru Müşterek Milli Sağlık Sistemi uygulaması
tamamlanacaktır.
Bizler önleyici sağlık hizmetleriyle ciddi bir şekilde meşgul
olmalıyız ve birincil mediko-sıhhi yardım kalitesini
arttırmalıyız.
Uluslararası değerlendirmelere göre temel hastalıklardan
muzdarip nüfusun yaklaşık %5’i bütün sağlık hizmetlerinin
yaklaşık %70’inden yararlanmaktadır.
Önleyici hekimlik çalışmalarının doğru bir şekilde uygulanması
durumunda erken merhalelerde hastalıkların önüne geçmek
mümkündür.
Bu nedenle Kazakistan’da nüfusun hedef gruplarındaki sağlık
durumlarını izlemek için bir milli program manzumesinin
uygulanması gerekmektedir.
İlk sırada olmak üzere bunlar çocuklar, gençler ve doğurganlık
dönemindeki kadınlardır.
Kırsal nüfus için sağlık hizmetlerinin erişiminin
genişletilmesine özel bir vurgu yapılması gerekmektedir.
Geçen sene “Densaulık” ihtisaslaşmış sağlık-teşhis treni sosyal
projesinin ikincisi başlatıldı.
Bu trendeki uzmanlar ülkemizin en ücra köşelerinde onbinlerce
insanın muayenesini yaptı ve tedavisini gerçekleştirdi.
Mobil sağlık Kazakistan için çok güncel bir konudur ve biz bunu
daha da geliştireceğiz.
Bu yıl bir tren daha devreye sokulacaktır.
Otoklinik mobil sağlık tesislerinin sayısını 50’ye çıkartmak
gerekmektedir.
Bunların üretiminin de Kazakistan’da yapılması lazım.
Hükümete 2015 yılına kadar sağlık havacılığı ihtiyaçları için en
azından 16 helikopterin sağlanması konusunda görev veriyorum.
Aynı şekilde ana yol güzergâhları üzerinde yer alacak
tıbbi-kurtarma ocaklarının kurulması konusunu süratle
çözümlemeleri konusunda görev veriyorum.
Bu ocaklar ülke çapında önemi haiz ana yolların kaza bakımından
tehlikeli kesimlerinde kurulmalıdır.
Acil yardım hizmetleri idaresi çok branşlı mobil ve uçan
hastanelerle donatılmalıdır.
Eminim ki, bu tedbirler binlerce vatandaşımızın hayatını
kurtaracaktır.
Ceza-infaz kurumlarında verem ve HIV vakalarının ve ölümlerinin
azaltılmasına çok özenli bir şekilde dikkat edilmelidir.
Bu vazifeleri yerine getirmek suretiyle 2015 yılına doğru
Kazakistanlıların beklenen ömür süresi 70 yıla çıkacaktır ve
2020 yılına doğru da 72 yaşa ve üstüne çıkacaktır.
Sağlıklı yaşam propagandası yapılmalı ve her yerde kurulan spor
altyapısı kullanılmalıdır.
2015 Yılına doğru 350 hastane, sağlık ocağı ve poliklinik inşa
edilecektir.
2.3. Dillerin
Gelişimi
Çok dilli ve çok inançlı toplumda barış ve uyumun sağlanması,
saygıdeğer Kazakistanlılar, sizlerle ortak eserimizdir.
Büyük bir memnuniyetle belirtmeliyim ki Kazakistanlılar,
yaşadığımız ve ülkemizi başarılara taşıdığımız vatan
topraklarına adını veren devlet dili olan Kazakçayı, saygıyla ve
liyakatle öğrenmeye başladılar.
Günümüzde devlet diline tam olarak vakıf olan yetişkinlerin
oranı kahir ekseriyeti oluşturmaktadır.
Bu da Bağımsızlık dönemimizin büyük bir başarısıdır.
Vazifemiz 1017 yılına kadar devlet diline vakıf
Kazakistanlıların sayısını en az %80’lere çıkarmaktır.
2020 Yılına doğru ise bu oranı %95’e çıkarmayı hedefliyoruz.
On yıl sonra okullardan mezun olanların yüzde 100’ü devlet
diline vakıf olacaktır.
Bunun için gerekeni de biz yapacağız.
Bizler aynı şekilde Rus dilini ve diğer Kazakistanlı
etnisitelerin dillerini de geliştireceğiz.
Her zaman söylediğim gibi, çağdaş bir Kazakistanlı için üç dil
bilmek kişisel başarının ön koşuludur.
Bu nedenle, 2020 yılına doğru İngilizceyi bilen nüfusun oranı
yüzde 20’den az olmamalıdır, -diye düşünüyorum.
2.4. Yeni İstihdam Stratejisi
Krizle mücadele “Yol Haritası” kapsamında iki yıl zarfında
halkın istihdamını sağladık, işsizliği azalttık ve kentlerimizde
ve köylerimizde altyapıyı iyileştirdik.
Bu programlara Kazakistanlılar büyük destek verdi ve minnettar
oldular.
Günümüzde iş piyasasının etkinliğini arttırmamız gerekiyor,
çünkü yeni ekonomi yeni nesil kalifiye kadrolar talep
etmektedir.
Halkın kendi işinde istihdamı, ekonomimiz için devasa bir insan
kaynakları rezervidir. Bizler yeni işletmeleri orada
Kazakistanlılar çalışsın diye kurmaktayız.
Onlar da buna hazırlanmalıdır. Yeni meslekler edinmelidir.
Hükümete, bölge akimleri ve Astana ve Almatı kentleri
akimleriyle birlikte 1 Mayıs 2011 tarihine kadar nüfusun
istihdamının sağlanması konusunda ilke olarak yepyeni
programların hazırlanması görevini tevdi ediyorum.
Hükümet iş çevreleriyle birlikte sanayi tesislerinde çalışmak
isteyen herkese ücretsiz mesleki eğitim sağlamalıdır.
Her bir Kazakistanlının ülkedeki büyük çaplı sanayileşmeye
katılması imkânı sağlanmalıdır.
Ben zamanında krizle mücadele “Yol Haritasının” her bir
Kazakistanlı aileye ulaştırılması hedefini belirlemiştim.
Bu da başarıyla gerçekleştirildi.
Bu tecrübeyi kullanmak suretiyle çalışmaları öylesine kurmalıyız
ki, sanayileşme gerçekten bütün halka mal olsun ve her bir
Kazakistanlının davası haline gelsin!
Yaşamlarını kırsal kesimle bağdaştıran vatandaşlar için Hükümet
yerel yönetimlerle birlikte kırsal girişimciliği geliştirme
konusunda tedbirler manzumesini hazırlamalıdır.
Geçen sene kırsal alanlar kalkındırma programı tamamlandı.
Şimdi bu çalışma 2020 yılına kadar ülkenin arazi-sahanlık
gelişimi Öngörü Şeması çerçevesinde devam ettirilmelidir.
Büyük gelişme potansiyeli bulunan yerleşim birimlerinde kırsal
altyapıyı geliştireceğiz, sulama suyuna, mikro-kredi
programlarına ve tam ölçekli grantlara erişimi arttıracağız ve
girişimcilik eğitimleri vereceğiz.
Günümüzde artık mikro-kredi kuruluşlarının faaliyeti için hukuki
altyapı bulunmaktadır.
Bugün için bunlardan piyasada neredeyse bin ikiyüz kuruluş
bulunmakta ve bunlar bu güne kadar halka tutarı 16 milyar
Tengeye varan 110 bin kredi sağladılar.
Ancak, bunlar genelde tüketim amacıyla kullanılmakta ve faizleri
de oldukça yüksektir.
Durumu ve öncelikleri tüketime değil de istihdam yönüne
yönlendirmeliyiz.
Bu nedenle Hükümete mali düzenleyicilerle birlikte acilen buna
uygun olarak bir yasa tasarısı ve tedbirler manzumesi hazırlama
görevi veriyorum.
İçinde bulunduğumuz yıl içinde ilave olarak üç milyar Tenge
verilmesi öngörülmelidir.
2012–2015 Yılları arasında finansmanı yıllık 10–15 milyar
Tengeye çıkarmalıyız.
Devlet kanalıyla verilen mikrokredilerin yüzde yüzü sadece kendi
işini kurmak için kullanılmalıdır.
Yukarıda bahsedilen hayvancılığı geliştirme programlarının
uygulanması, kırsal kesimde yaşayan onbinlerce insana iş imkânı
sağlayacaktır.
Bu nedenle yürütme merciinin ve “Nur Otan” partisinin bütün
düzeylerde büyük çaplı bilinçlendirme çalışmaları yapmaları
gerekmektedir.
Hükümete önümüzdeki yıldan itibaren teşvik parası ödeme
sistemine geçmesi için talimat veriyorum.
Temel sorun bağımlılığın aşılmasıdır.
İşsiz olan kişi işsiz olduğu için değil, meslek edinmek için
yardım alacaktır.
Yoksulluk sorununu, devlet yardımları sayesinde yumuşatma yerine
tamamen çözümlemeliyiz.
Devlet sadece objektif olarak iş göremez durumdakilere ve
yoksullara yardım edecektir.
2.5. Konut-Toplu Yaşam Hizmetlerinin Modernizasyonu
Vatandaşların yaşam kalitesinin en iyi göstergesi, konutların
konfor düzeyidir.
Son 10 yıl zarfında konut miktarı 30 milyon m² artmıştır.
Bu da bir milyondan fazla vatandaşımızın şimdi yeni dairelerde
yaşaması anlamına gelmektedir.
Bu bizim konut politikamızın önemli bir sonucudur.
Uzun yıllar boyunca konut sektörü bakiye ilkesiyle finanse
edilmiştir.
Bunun neticesinde 2008 yılında tesisatların yüzde 72’sinin tamir
edilmesi veya değiştirilmesi gerekiyordu.
“Yol Haritası” kapsamında 2009 ve 2010 yıllarında konut-toplu
yaşam tesislerinin tamiri konusunda büyük çalışmalar yaptık.
Bu çalışmayı devam ettirmek gerekiyor.
Su, ısıtma, elektrik ve gaz dağıtım şebekelerinin kapsamlı bir
şekilde modernizasyonunun yapılması gereklidir ve aynı şekilde
konut münasebetleri için optimal bir model oluşturulması
sağlanmalıdır.
2015 Yılına doğru tamamen yenilenmesi gereken tesislerin oranı %
32’den % 22’ye düşmelidir.
2015 Yılına doğru modernize edilmiş şebekelerin uzunluğu 31 bin
kilometreyi aşacaktır.
Devlet, uluslararası finans kurumlarının ve kendi bankalarımızın
cezbedilmesi suretiyle, özel yatırımcılara, işletmelere ve
vatandaşlara konutların ve beledi tesislerin tamiri ve
rekonstrüksiyonunu müştereken finanse etmek için özel araçlar
önerecektir.
Konut ve beledi hizmetlerin modernizasyonu programının
gerçekleştirilmesi yıllık 10 bin yeni iş imkânı yaratılmasına
imkân verecektir.
Genel olarak, bunun gerçekleştirilmesine ise çok daireli
konutlarda oturan 1.5 milyon insan katılacaktır.
Hükümete, ortak mülkiyetin tamiri ve yenilenebilmesi için para
biriktirmenin ve birlikte finanse edilmesinin teşvikine yönelik
bir mekanizma hazırlaması için görev veriyorum.
Sadece biz kendimiz konut koşullarını iyileştirebiliriz ve
vatandaşların kendi mallarını muhafaza etme konusunda
mesuliyetini arttırabiliriz.
2.6. Kaliteli İçme Suyu
Kazakistanlılar için kaliteli içme suyu tedariki konusu, halkın
sağlığını koruma konusunda önemli bir vazifedir ve bu nedenle
bizim önceliğimiz olacaktır.
Kaliteli içme suyu sağlanması konusundaki çalışmalar 8 yıl önce
başlatılmıştı ve olumlu sonuçlar alındı.
Kırsal kesimdeki yerleşim birimlerinde merkezi su temini
sistemine erişim yüzde 41’e ulaştı, kentlerde ise yüzde 72’ye
çıktı.
Taşıma sudan istifade edenlerin sayısı 4 misli azaldı.
Bu arada çok sayıda köyün su şebekelerinin ıslahına ihtiyaç
duyulmaktadır.
Su temini şebekelerinin kentlerde yüzde 60’ı eskimiş durumdadır.
2020 Yılına doğru ülke çapında içme suyuna erişim % 98 olmalıdır
ve suyun kalitesi de bütün geçerli sağlık normlarına uygun
olmalıdır.
Özel sermayenin su işleri sektörüne azami ölçüde çekilmesi için
etkin teşvikler hazırlama konusunda hükümete görev veriyorum.
Yeraltı suları potansiyeli yaygın bir şekilde kullanılmalı, yeni
su temini tesislerinin inşasında sistematik bir yaklaşım
uygulanmalıdır.
2020 Yılında kentlerde merkezi su şebekesine erişim % 100
olmalıdır.
Kırsal kesimde ise iki misli artarak % 80’lere çıkmalıdır.
2.7. Gelirlerin Arttırılması –Yeni
Yaşam Kalitesi
Değerli Kazakistanlılar!
Bu yıl içinde emekli maaşlarını, bursları ve kamuda çalışan
memurların maaşlarını yüzde 30 arttırıyoruz. İki yıl üst üste
bunları yüzde 25 arttırmıştık.
“Nur Otan” partisinin halk platformunda planlandığı üzere 2012
yılına doğru ortalama emekli maaşları, kamuda çalışan memurların
maaşları ve burslar 2008 yılına kıyasla iki misli artacaktır.
Biz bunu vaat ettik ve gerçekleştirdik. Benim talimatımla üç
yıllık bütçede sizlere bahsettiğim gerek sınaî –yenilikçi,
gerekse sosyal programlar için mali temin sağlanması
öngörülmüştür. Şimdi her şey, Hükümetin ve yerel yönetim
mercilerinin bu görevleri nasıl yerine getireceğine ve
çalışmaların nasıl düzenleneceğine bağlıdır. Bu ise önümüzdeki
on yıl zarfında yapılması gerekenlerin en asgarisidir. Bizler bu
planları fazlasıyla yerine getirmek için caba harcamalıyız. On
yıllık ana sosyal hedef bundan ibarettir.
Değerli Kazakistanlılar!
Benim Kararnamemle 2011 yılı bağımsızlığımızın 20. yıl dönümü
olarak ilan edildi. Bir devlet komisyonu kuruldu ve ülke çapında
düzenlenecek etkinliklerin planı onaylandı.
Bu bütün halkın ortak meselesidir. Bunun gerçekleştirilmesi için
yatırımcıların, iş çevrelerinin, Kazakistanlıların çabalarını
birleştirme konusunda Hükümete talimat veriyorum.
Yıldönümümüzün şiarı ise “BARIŞ VE YARATICILIĞIN 20. YILI”
şeklindedir. Bağımsızlık yılları boyunca ÖZGÜRLÜK, BİRLİK,
İSTİKRAR VE KALKINMA gibi Kazakistan’ın izlediği yolun temel
değerleri oluşturuldu.
Değerli Kazakistanlılar!
Değerli milletvekilleri!
Cumhurbaşkanının yetkilerinin 2020 yılına
kadar uzatılma için halkoylaması düzenleme konusunda bütün
halkın başlattığı girişimle ilgili olarak gerek benim için,
gerekse hepimiz için pek basit olmayan bir çelişki ortaya çıktı.
Ben referandumu desteklemek üzere imza atan bütün
Kazakistanlılara ve aynı şekilde eylemi başlatanlara gönülden
minnettarım.
Halkın iradesini beyan etme dalgası içinde Ocak ayının
ortalarında Merkez Seçim Kuruluna beş milyondan fazla imza
verildi. Sayılı günler içinde referandum girişimi fiilen bir
halk hareketine dönüştü. Bu kampanya sırasında “Nur Otan”
partisi tarafından “Kazakistan–2020” adlı demokratik kuvvetler
içtimai koalisyonu kuruldu. Halk hareketi, Kazakistanlıların
dinmek bilmeyen sivil etkinliğini sergiledi. Bu etkinlik ülkenin
siyasi entelektüel yaşamını canlandırdı. Bu da büyük bir gelişme
ve ilerleme potansiyeli bulunduğunu tevsik etmektedir.
Bu konuyla ilgili olarak bütün hususları iyi biliyorsunuz.
Ben yayınladığım kararnameyle Parlamentonun halkoylaması
yapılması önerisini reddettim, çünkü 2012 yılında yapılacak
cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmaya niyetleniyordum.
Parlamento kendi anayasal yetkilerini kullanmak suretiyle
Anayasada değişiklik yapılması konusundaki Yasayı kabul etti.
Ben de Yasayı Anayasaya uygun olup olmadığı yönünde karar
vermesi için Anayasa Şurasına gönderdim. Ancak bunun sonucuna
göre karar verilecektir. Bu karar Anayasaya ve yasalarımıza
uygun olmalı ve halkımızın uzun vadeli çıkarlarını göz önünde
bulundurmalıdır. Sonuç ne olursa olsun, halkın iradesi her şeyin
üstündedir. Bu arada, dış politikamızda bütün dünyada
yatırımcılara ve iş âlemine karşı yükümlülüklerimizin
istikrarını sürdüreceğiz. Politikamız, bütün partnerlerimizin
ümit ve beklentilerine uygun olacaktır.
Kazakistan, Rusya, Kazakistan ve Belarus’un kurduğu gümrük
birliğinin süratli ve etkin bir şekilde gelişimine sadık
kalacaktır.
BDT ülkeleriyle işbirliğimizi geliştireceğiz. Bizler, Avrupalı
partnerlerimize çok taraflı veya ikili formatta “Kazakistan –
AB:2020” Enerji Şartının müştereken hazırlanmasını ve kabul
edilmesini öneriyoruz. Bu, Avrupa piyasalarına enerji kaynakları
tedarikinin istikrarına güvence sağlayacak ve boru hatları
sistemlerinin gelişimini sağlayacaktır.
Bu yıl Almatı’da Afganistan için özel donör konferansı
düzenlenmesi için girişimde bulunuyoruz. Ben daha önce de
Hazar’da İstikrar Paktı kurulması fikrini önermiştim.
Bu uluslararası belge, devasa Orta Asya ve Kafkasya bölgesinde
istikrar için sağlam bir temel atabilir. Kazakistan AGİT
başkanlığı çerçevesinde ihtilafların çözümlenmesi konusunda
başlatılan çalışmayı devam ettirecektir.
Bizler küresel nükleer güvenlik alanında lider olarak kalmaya
devam ediyoruz. Kazakistan Birleşmiş Milletler Teşkilatına
nükleer silahlardan arındırılmış bir dünya için genel bir
deklarasyon kabul edilmesini önermektedir. Kırgızistan’a yardım
için devletlerarası bir programın hazırlanması ve kabul
edilmesine önem atfediyorum. Bu yıl Kazakistan İslam Konferansı
Örgütünün dönem başkanlığını yapacaktır. Batı ve İslam âlemi
arasında diyalogu güçlendirme konusunda girişim başlattık. İKÖ
başkanlığımız Kazakistan’ın dış politikada Asya eksenini
güçlendirmelidir. Bu yıl Temmuz ayında Astana’da Şanghay
İşbirliği Teşkilatının yıldönümü zirvesi yapılacaktır.
Şanghay İşbirliği Teşkilatı bizim aktif katılımımızla kuruldu ve
bizler bu teşkilatın güçlenmesi için gereken her şeyi
yapmalıyız. Bütün bunlar Kazakistan’ın bölgesel ve küresel
istikrarın güçlendirilmesine önemli bir katkısı olacaktır.
Değerli vatandaşlarım!
Muhterem Kazakistanlılar!
Yakın zaman önce Devlet Başkanlığı görev
süresinin uzatılması için ulusal bir referandum yapılması
hakkında bir inisiyatifin ortaya atıldığı herkese malumdur.
Bu inisiyatife Sivil Toplum Kuruluşları ile bireyler, aydın
kesimi temsilcileri ile Parlamento milletvekilleri destek
vermektedirler.
Ben halkımızın bu samimi duygularını bağımsızlığımızı
güçlendirme, devletimizi ayağa kaldırma çalışmalarımızın bir
değerlendirmesi olarak algılamaktayım.
Vatanı karşılıksız sevmek – onun soğuğuna dayanıp, sıcağında
yanmayı gerektirir.
Benim ömrüm halkımın kaderi ile eşdeğerdir.
Bana Sırat köprüsü gibi geçiş döneminde bağımsızlığımızı
kazanıp, devleti kurma görevi güvenerek verilmişti.
Dolayısıyla, ben bu güvene emin ederek, tüm sorumluluğu üzerime
aldım.
Alınması zor olan kararları kalbimin prizmasından geçirerek
almıştım.20 yıldan beri özverimi ve yönetme tecrübemi ortaya
koyarak, halkıma hizmet edegeliyorum.
Bu yılları mertebemizi yükselip, gururumuzu okşayan tüm
başarılarımız – bizlerin ortak başarılarımızdır.Dolayısıyla,
insiyatif sahibi vatandaşlar ile destekleyen tüm
Kazakistanlılara şükranlarımı bildiriyorum!
Benim için devletimin çıkarları ile refahı yolunda hizmet
etmekten başka mutluluk kaynağım yoktur. Önümüzde başarmamız
gereken büyük işler var.
Bu yolda bizim başlıca değerimiz – birliğimizdir. Ben ağız
birliğinden vazgeçmeyecek halkımın güçlü millete, parla bir
ulusa dönüşeceğine inancım tamdır.
Halkımızda “mutluluk verenin ülkesinde rızkı bol olur,
istikameti de doğru olur” diye bir atasözü vardır. Bizler
bugünkü Seslenişle başarılı çalışmalarımızın bir sonucunu
çıkararak, geleceğe dönük planlar yaptık.Hepinize refah, devlet
çıkarları yolundaki şerefli çalışmalarınızda başarlar dilerim!
Başarılı günlere bizleri getiren bereketli dirliğimiz kutlu
olsun!
Dinlediğiniz için teşekkür ederim!